25 Kasım 2018 Pazar

Haruki Murakami - Koşmasaydım Yazamazdım



  • Pain is inevitable. Suffering is optional. Tam karşılığını Japonca tercümede verebilmek zor, ama yine de son derece basit bir şekilde çevirecek olursak, “Acı kaçınılmazdır, ama acı çekmek bir seçim meselesidir (ve size bağlıdır)” anlamına gelir.
  • Sürdürebilmek, ritmi kesmemektir. Uzun soluklu çalışmalar için bu önemli. Ritim bir kez belirlendikten sonra gerisi bir şekilde hallolur. Fakat çark belirli bir hızda dönmeye başlayana kadar, sürdürebilirlik üzerine iyice kafa yormak gerek.
  • Roman yazabilmek için vücut gücümü ve zamanımı zalimce kullanmam ve zahmet çekmem gerekir. Her roman yazmaya kalkışımda yeni baştan derin bir çukur açmam gerekir. Fakat böylesi bir yaşamı uzun yıllar boyunca sürdürünce, yeni bir kaynağa ulaşmak, sert kaya zeminde çukur açmak, hem teknik hem de vücut gücü açısından etkin bir hale gelmemi sağladı.
  • İnsanoğlu dediğimiz varlık, sevdiği şeyleri doğallıkla sürdürebilirken, sevmediği şeyleri süreklilik içinde yapamayacak bir doğaya sahiptir. Azim ya da onun gibi bir şeyin, minimum düzeyde de olsa bu durumla ilişkisi yoktur.
  • İnsanlar birilerinin önerisiyle koşucu olamazlar, insanlar temelde koşmaları gerektiğini hissettikleri için koşucu olurlar.
  • Okullarda bizim öğrendiğimiz en önemli şey, en önemli şeylerin okullarda öğrenilemeyeceği gerçeğidir.
  • Şuurunu kaybetmek üzere olan insanların hayalinden geçen çılgınca güzel şeyler, gerçek dünyanın hiçbir yerinde var olamaz.
  • Bazı süreçler, ne yapılırsa yapılsın, değişikliği kaldırmaz. Ben bu düşüncedeyim. Eğer bu süreçle birlikte var olmaktan başka çaremiz yoksa, bizim yapabileceğimiz şey, inatçı bir azimle kendimizi değiştirmek (belki de dönüştürmek). Bu, süreci kendi karakterimizin bir parçası haline getirmekten ibarettir.
  • Kaslar da, canlı hayvanlar gibi, mümkünse rahat bir yaşam sürmek istediklerinden yük bindirilmedikçe rahatlayıp belleklerini siliverirler.
  • Masanın başında oturup zihninizi lazer ışını gibi tek bir noktaya odaklayarak, hayal gücünü hiçlik düzleminden yükselterek öyküyü doğurup, doğru sözcükleri tek tek seçerek, tüm akışı olması gerektiği yerde tutabilmek, işte böylesi bir işlem, sıradan insanların düşündüğünden çok daha fazla enerjiyi uzun zamana yaymayı gerektirir.
  • Bir de, çok sıradan bir bakış olacak ama, sık sık söylenildiği gibi bir şey yapmaya değerse, o şey coşkuyla (bazı durumlarda aşırıya kaçılarak) yapıldığı ölçüde değerlidir.
  • Gerçekten sağlıksız olan şeylerle uğraşmak için insanlar mümkün olduğunca sağlıklı olmak zorundadır. Bu, benim tezim. Yani sağlıksız bir ruh bile, yine sağlıklı bir vücuda gereksinim duyar. Bir paradoks gibi gelebilir.
  • Fakat bilincimiz gibi, vücudumuz da bir labirenttir. Her yerinde karanlık alanlar vardır. Her yerinde ölü noktalar, pusular, ikili anlamlar gizlidir.
  • Nihayetinde bizim için önemli olan şey, çoğu durumda gözle görülmeyen (fakat yürekle hissedilebilen) şeylerdir. Dahası, gerçekten değeri olan şeyler her yerdedir. Bunların etkin kılınması çileli eylemler aracılığıyla mümkün olur.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder